Etimoloji Serisi 2: Luna vs Sol (Ay vs Güneş)

Etimoloji serisinin ikinci içeriğinde Latince kökenli iki kelimeyi (Luna vs Sol) karşılaştırıyor ve bunlardan türetilen enteresan bazı kelimeleri inceliyoruz.

Luna ile başlayalım. LUNA (Latince): Moon (Ay). Tabi ki gök cismi olan Ay’dan bahsediyorum. Luna kökünden türetilen bazı kelimeleri de aşağıda bulabilirsiniz.

Lunar: Ay ile ilgili

Lunatic: Moon struck (Ay çarpmış derler ya). Akıl hastası, deli, meczup anlamlarına geliyor.

Lunatic Asylum: Akıl Hastanesi, tımarhane. Unutmadan belirtelim, Asylum kelimesi kendi başına da akıl hastanesi anlamına gelse dahi, öncelikli anlamı, sığınma ve barınacak yer olarak bilinmelidir.

Luna aynı zamanda Roma mitolojisinde Ay Tanrıçasıdır. Belki de bu nedenledir ki, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler, Uzay programlarına “Luna” adını verirken, Amerika Birleşik Devletleri ise kendi uzay programlarını yine başka bir mitolojik karakterden esinlerek “Apollo” şeklinde isimlendirmiştir.

SOL ise yine Latincede Güneş anlamına gelmektedir. Sol aynı zamanda, günümüzde de İspanyolca gibi,Latince’den büyük oranda etkilenen dillerde de Güneş anlamına gelmektedir. Madrid’in merkezi ve şehirdeki tüm yolların başlanıcı olarak kabul edilen “Puerta del Sol” (Güneş Kapısı) burada aklınıza gelebilir.

Sol” kökünden türetilebilecek en kullanışlı kelime, tahmin edilebileceği üzere “Solar“, yani Güneş ile ilgili (şemsi) olacaktır.

Etimoloji Serisi’nin ikinci karşılaştırması “Luna vs Sol” bu kadardı. Etimoloji serisi 1 “Ambidextrous vs Amphibious” karşılaştırmamızı okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Metropolis Binası Madrid: Gran Via’ya açılan kapı

IMG 0399 576x1024 - Metropolis Binası Madrid: Gran Via'ya açılan kapı
Metropolis Binası (Edificio de Metropolis), Madrid, İspanya, 18 Nisan 2018

Serin Madrid gecesinde Gran Via’da yürürken görebileceğiniz en enteresan bina hangisidir diye sorsam? Metropolis binası kesinlike verilecek cevaplar arasında olurdu. Benim için en dikkat çekici özelliği, kubbesindeki devasa heykel olmuştu.

Madrid’in güncel silüetinin vazgeçilmezlerinden Metropolis binası aslında, Calle de Alcala ve Gran Via’nın kesişiminde bulunan bir iş merkezi. 1907-1911 arasında inşa edilen bina, dönemi için pek de alışıldık olmayan Fransız tarzı mimarisi ile bakışları üzerinde topluyor.

Bina ilk yapıldığı zaman “La Union y el Felix” şirketine ait iken, 1972 yılında yeni sahibi “Metropolis Seguros”a devredilmiş. Dış yüzeyinde ciddi renovasyonlar yapılırken kubbesindeki heykel de değiştirilmiş.

Binanın turistler için en önemli özelliği ise hiç kuşkusuz, Madrid’in en popüler caddelerinden Gran Via’nın (namıdiğer Spanish Broadway) başlangıcında olması. Metropolis adeta, eğlenceye açılan kapıyı simgeleyen bir nevi “landmark-sınır taşı” olarak kabul ediliyor.

Metropolis’i geçip Gran Via’ye girdiğinizde, cadde üzerinde alışveriş yapabileceğiniz pek çok mekan var. Peki Avrupa’nın en eski alışveriş merkezi nerede öğrenmek ister misiniz?