Sözlü Çeviri: Simültane Çeviri, Ardıl Çeviri

kelime delisi logo yeni kare 1 1 - Sözlü Çeviri: Simültane Çeviri, Ardıl Çeviri
sözlü çeviri; simültane çeviri, ardıl çeviri

Sözlü çeviri, ülkemizde ve gözlemleyebildiğim kadarıyla beynelmilel tercümanlık camiasında da, dil öğrencilerinin görece idealist olanları tarafından yapılmak istenen meslektir. Kendi içinde bir kaç alt gruba ayrılır. Burada en bilinenleri ve mesleği düşünen öğrencilere en çok fayda sağlayacak olanlarını değerlendirmek isterim.

A) Simültane ÇEVİRİ

Sözlü çeviri içinde ilk alt başlık olan Simültane Tercümanlık ile ilgili öğrenilmesi gereken ilk nokta adının “Spontane Tercümanlık” değil, “Simültane Tercümanlık” olduğudur. Simültane kelimesi “aynı anda gerçekleşen” olaylara işaret ederken, Spontane kelimesi ise, “kendi kendine gerçekleşen” bir olayı kasteder aslında. Dolayısıyla bu ayrımı kaçırmamak lazım.

Simültane çevirmenlik, çeviri sektörünün kendi içinde de “Top” diyebileceğimiz nokta olarak görülür. Ülkemiz açısından bakarsak, bu mesleği yapan belli bir kitle vardır ve sektörü ellerinde tutmaktadırlar. Dışarıdan sektöre girmek, ne olduğunu hala çözemediğim bir sebeple oldukça zordur. Yeni mezunlar arasından sektöre girmeyi başaran maalesef oldukça azdır.

Biraz detaylandıracak olursak, öncelikle Simültane Tercümanlık öyle herkesin yapmak isteyebileceği bir iş değildir. İsteyenlerin de çok ama çok az bir kısmı başarılı olabilir. Konsantre olabilme ve konsantrasyonu uzun süre koruma yeteneği, yabancı dilde dinleneni çok iyi anlama, yorumlama ve aynı anda çevirerek dinleyiciye servis edebilme yeteneği gerektirir. Bu esnada konuşmacı hala konuşmasına devam etmektedir, dolayısıyla aynı anda birden fazla işi kotarma (ecnebilerin multitasking dediği) konusunda mükemmel olabilmelisiniz.

Sözlü Çeviri: Simültane Çeviri Nasıl Yapılır?

Özetle simültane tercüman, konuşmacının konuşmasını kulaklık vasıtasıyla dinlerken ve hareketlerini monitorden takip ederken, aynı zamanda önündeki mikrofon vasıtasıyla yaptığı çeviriyi dinleyicilere ulaştırır. Yani konuşma ile eşzamanlı olarak çeviri gerçekleştirilir. En vurucu nokta budur.

Dinleyiciler, ellerindeki cihaz ve kulaklıkları vasıtasıyla istedikleri kanaldan (yani dilden) çeviriyi dinleyebilirler. Çokuluslu toplantılarda, aynı anda birden fazla dilde çeviri yapılacak ise dil sayısı kadar kabin ve kanal hazırlanır. Yanyana duran farklı kabinlerde, farklı dillerdeki tercümanların görev aldığını görebilirsiniz.

Bu tarz çokuluslu toplantılarda, her tercüman her dili doğal olarak bilemeyeceği için röle dili kullanılır. Röle dilini şöyle açıklayalım, mesela Çinli konuşmacı konuşmasını yaparken, Çince-İngilizce tercüman simültane olarak İngilizce’ye çeviri yapar. Bu esnada İngilizce-Türkçe tercüman da, İngilizce kanalından yapılan çeviriyi alır ve Türkçe’ye çevirir. Böylece Çince-İngilizce-Türkçe çeviri gerçekleştirilmiş olur. Bu örnekte röle dilimiz İngilizce’dir.

Simültane Tercümanlar iki kişilik ekipler halinde görevlendirilir. İlk tercüman yaklaşık kırk dakika kadar çeviri yaparken yedekteki tercüman kabinden ayrılmaz, çeviriyi ve konuşmayı takip ederek gerekirse notlar/hatırlatma kelimeleri yazarak iş arkadaşına destek olur. Daha sonra görev değişimi yapılır ve ikinci tercüman çeviriyi yaparken ilk tercüman destek kısmına geçer. Genellikle bir deneyimli ve bir daha az deneyimli tercüman çalışır, böylece daha az deneyimli olanın ortama ısınması kolaylaştırılır.

Simültane Tercümanların çalışma ortamı (boot) adı verilen çeviri kabinleridir. İdeal bir dünyada kabinin dışarıdan gelen sesi geçirmez olması, tercümanın konuşmacıyı görebilmesi (bir cam veya monitor vasıtasıyla), konuşmacının yapacağı konuşmanın tercümana önceden iletilmiş ve tercümanın terminoloji ve konuşmayı önceden çalışmış olması gerekirken, reel olanda bunlardan pek azı bir arada karşınıza çıkar.

İlk paragrafta hatırlanacağı üzere Türkiye’de simültane tercüman havuzu oldukça dar olup, sektörü elinde tutan en köklü ve önemli şirket ENTERKON‘dur. Çalışanları genellikle Boğaziçi Üniversitesi’nin Çeviribilim (Mütercim Tercümanlık) Bölümü‘nde yarı zamanlı hocalık yaparak akademi-sektör arasındaki organik bağlantıyı sürdüren çevirmenlerdir.

B) Ardıl (Konsekütif) Çeviri

Sözlü çevirinin belki de en gözönünde olan kısmı ardıl çevirmenliktir. Simültaneciler her zaman var olsa da, dinleyici onları fiziksel olarak görmediği için, gözönünde değildirler. Ancak ardıl çevirmenlikte işler değişir. Bu sefer çevirmen genellikle konuşmacının yanında, izleyici/dinleyicinin karşısında etten kemikten bir varlık olarak ortaya çıktığından, ardıl çevirinin, çevirmenin görünürlüğü konusuna katkısı oldukça fazladır.

Ardıl çeviride tercümanın işlevini özetleyecek olursak, konuşmacının genellikle kısa paragraflar veya soru-cevap şeklinde yaptığı konuşmayı, tercüman elindeki deftere hatırlatıcı kelimeler/notlarla geçirir ve konuşmanın ilgili kısmı bittikten sonra çevirisini izleyiciye/dinleyiciye sunar.

Ardıl çevirmenlik, simültane çeviri gibi mekan ve altyapı kısıtı olmadığı için, hayatın aklınıza gelebilecek pek çok alanında karşımıza çıkabilir.

C) Spor Çevirmenliği

Milletimizin futbola düşkünlüğü malumunuz. İşte sözlü çevirinin bir alt dalı kabul edebileceğimiz spor tercümanlığının da belki de halkın nazarında bu kadar popüler olması bundan kaynaklanır. Büyük futbol kulüplerinin alaylı tercümanlarının sosyal medyada bu kadar takipçisi olması boşuna değil ne de olsa. “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna alınan “Tercümanım” cevabını, “Hani şu futbolcuların yanında gezenlerden mi?” sorusu işte bu yüzden izler durur.

Aslında bu noktada, spor tercümanlığının biraz daha kapsamlı bir mevzu olduğundan, bu yüzden bazen ardıl çevirinin kendi alanının dışına dahi çıktığından da bahsetmek gerekir. Tercüman yeri geldiğinde, genellikle Latin Amerika’dan kalkıp gelmiş olan futbolcunun buradaki eli ayağı olmaktadır. Tercümanlık hizmetinin kapsamı dışında değerlendirilebilecek pek çok iş, tercümanın görevleri arasına düşebilmektedir. Bu noktada tercüman, tabiri caizse bir mihmandar “Liaison Officer” görevi üstlenir. Futbolcu ile yerel makamlar arasında bir kontak noktasına dönüşür.

D) Tıp çevirmenliği

Malumları olduğu üzere, son yıllarda ülkemizde en çok öne çıkan sektörlerden birisi de sağlık hizmetleri oldu. Özellikle özel hastaneler, hizmetlerini uluslararası piyasada da sunabilmek ve global pazardan aldıkları payı artırabilmek adına, yurtdışından gelen hastaları için turistik gezi paketlerini de içeren kampanyalar düzenliyor.

İşte tercümanlara da bu noktada iş düşüyor. Normalde işi doktor ile hasta arasındaki iletişimi sağlıklı şekilde yürütmek olan tercümanın görev kapsamının ne kadar değişebileceği hastanenin taleplerine kalmış.

E) Yönetici Asistanlığı

Aslında çevirmenlikle doğrudan alakası olmayan yönetici asistanlığını çevirmenlik altında bir alt başlık olarak yazmamın bir sebebi var. Küresel piyasada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, yurtdışından expatler getirerek ülkemizde görevlendiriyor. İşte bu noktada yine çevirmenlere iş düşüyor ancak görevleri sadece çevirmenlikten ziyade, bir nebze spor tercümanlığındaki gibi expat olarak gelen yabancıya mihmandarlık yapmaları da bekleniyor. İş ilanları yayınlayan çeşitli istelerde de göreceğiniz üzere, bu pozisyonlara başvurmaları beklenen  ilk grup tabi ki yine mütercim tercümanlık mezunları olmakta.

Mütercim-Tercümanlık (Çeviribilim) Bölümü mezunlarının iş alanlarından Tercümanlık yani Sözlü Çeviri kısmını bu şekilde özetleyebiliriz.

Mütercimlik yani Yazılı Çeviri ile ilgili yazımıza buradan erişebilirsiniz.

Mütercim-Tercümanlık (Çeviribilim) ile ilgili daha genel bilgiler içeren yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. 

Dil Mezunları Ne İş Yapar? isimli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

“Sözlü Çeviri: Simültane Çeviri, Ardıl Çeviri” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir