İngilizce Öğrenmek: Kelime Delisi’nin Manifestosu

IMG 6546 - İngilizce Öğrenmek: Kelime Delisi'nin Manifestosu
İngilizce Öğrenmek: Orhun Yazıtları’ndan bir kesit, Moğolistan

Yabancı dil öğrenmek… Biraz özele inelim, halihazırda en elzem olanı İngilizce öğrenmek… Bir ileri aşamaya alalım, İngilizce konuşmak ve bu yeteneği günlük hayatta/iş ortamında kullanmak. Hepimiz için artık bir zorunluluk haline geldi değil mi? Öyle görünüyor.

Türkiye’deki güncel iş piyasasında, özellikle de kariyer hedefi olan bir pozisyona namzet iseniz, en azından çağımızın Lingua Franca‘sı (ortak dil/köprü dil) olan İngilizce bilmeniz kaçınılmaz bir şart.

Peki Türk halkının yüzde kaçı İngilizce konuşuyor? Avrupa Birliği ile ilgili araştırmalar yapan istatistik kurumu Eurostat’ın, 25-64 yaş arası yetişkin katılımcılarla yaptığı “İkinci Dil Konuşma Yetenekleri” ile ilgili bir araştırmanın sonuçlarına bakalım. Türkiye hakkında maalesef veri bulunmuyor. Listenin sonunda kim var dersiniz? Pek çoğunun tahmin edebileceği üzere İngiltere. Anlaşılan Britanyalılar heryerde İngilizce olarak anlaşabildiklerinden, ikinci bir dil öğrenme gereği duymuyorlar.

Okumaya devam et “İngilizce Öğrenmek: Kelime Delisi’nin Manifestosu”

Roma Savaş Tanrıçası Bellona – Etimoloji Serisi: 4

Bellona kelimesini duyunca Türk insanının aklına ilk gelen şey nedir? Hah, işte onunla ilgili olmayacak bu yazı. Ülkemizde pek bilinmese de, Bellona aslında mitolojide savaş tanrıçasıdır. Bu içeriğimizde de, eski Roma savaş tanrıçası Bellona ismini irdeleyerek oradan çıkardığımız sonuçlardan başka hangi kelimeler İngilizce’ye kazınmış onları göreceğiz.

Latince’deki -bel- ve -bell- kökleri, savaşı (war) çağrıştıran, savaşla ilgili anlamlara gelmektedir. Dolayısıyla içinde geçtikleri kelimeleri de savaşın renklerine boyarlar. İşte Roma savaş tanrıçası Bellona‘nın ismi dahi buradan gelmektedir. Zaten tarih boyunca yapılan çeşitli tasvirlerinde de Bellona her zaman başında savaş miğferi, elinde silahları ile her an cenke hazır şekilde betimlenmiş.

Peki Bellona‘dan başka hangi kelimeler mi var? Mesela “Rebellion“: İsyan demektir. Egemen güce karşı silahlanmak olarak da düşünülebilir. Gördüğünüz üzere bir -bell- etkisi söz konusu

Diğer bir önemli kelime “casus belli“. Bunu ilk defa duyan herkes Türkçe bir ifade olduğunu sanıp Türkçe gibi okumak hatasına düşer. Okunuşunu “kasus beli” gibi düşünebilirsiniz. Anlamı ise uluslararası ilişkilerde kısaca bir devletin başka bir devlete savaş ilanını haklı çıkaracak bir sebep (an event justifying the war) olarak geçer.

Benzer şekilde “belligerent” kelimesi de, muharip, savaşçı, savaşan anlamlarına gelmektedir. Genellikle o esnada savaş halinde olan devletleri ifade etmek için kullanılır.

Latince –bell– kökünden inceleyeceğimiz son kelime ise “ante bellum” (savaş öncesi/savaştan önce). Tahmin edeceğiniz üzere ante, öncesi (before) anlamına gelirken, bellum‘da ise yine –bell– (savaş) kökünün etkisini görmekteyiz.

Etimoloji Serisi 4’te Roma savaş tanrıçası Bellona‘dan ve Latince –bell– kökünden kısaca bahsettik. Etimolojiye ilgi duyuyorsanız, diğer etimoloji serisi içeriklerimizi de incelemek isteebilirsiniz.

Etimoloji Serisi 3: Nehir Atı Hangi Hayvandır?

Etimoloji Serisi 2: Luna vs Sol (Ay vs Güneş)

Etimoloji Serisi 1: Ambidextrous vs Amphibious

Etimoloji Serisi 3: Nehir Atı hangi hayvandır?

Nehir atı hangi hayvandır? Etimoloji Serisi’nde bu sefer sorumuz Yunanca’da isminin anlamı “Nehir Atı” olan hayvan; cevap şıkları ise zebra ve hipopotam. Aslında hipopotam kelimesinin kökeni ile başlayıp, üç dört farklı kelime daha göreceğiz bu içerikte.

Hippospotamos (Yunanca): Hippos (Horse)+Potamos (Nehir) kelimelerinin birleşimi ile oluşuyor. “River Horse” yani “Nehir Atı” anlamına geliyor. Hipopotam, Türkçe’ye de zaten su aygırı gibi yakın bir karşılıkla girmiş. Nehir atının, hipopotam (su aygırı) olduğunu gördüğümüze göre, buradan benzer bir kaç kelime üzerine gidelim.

Yine Yunanca’dan gelen Hippodrome: Hippo(horse)+Drome(course) sözcüklerinin birleşimi ile dilimize de geçen hipodrom kelimesinin, atların yarıştığı alanı kast ettiğini tahmin etmek çok güç değil.

Peki ilk paragrafta bıraktığımız potamos kelimesini başka bir yerden hatırlamış olabilir misiniz? Doğru tahmin: Mesopotamia sözcüğü de buradan geliyor. Mesopotamia: Meso(middle)+potamos(rivers): “The land between the rivers“. Mesopotamia sözcüğü, spesifik olarak, Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan alanı tanımlamak için kullanılıyor diyebiliriz.

Son olarak, isimlerini anmışken Fırat ve Dicle nehirlerinin İngilizce karşılıklarını da belirterek içeriği bitirelim.

Fırat: Euphrates (Serbest çağrışım: Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başarıyla yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı, “Operation Euphrates Shield” ismiyle yabancı basında kendine yer bulmuştu).

Dicle: Tigris

Etimoloji Serisi 3’ten bu kadar. Etimoloji Serisi içeriklerini beğendiyseniz, Etimoloji Serisi 1 Ambidextrous vs Amphibious ve Etimoloji Serisi 2 Luna vs Sol yazılarını da okumak isteyebilirsiniz.

Alev Kuleleri, Bakü: Alevler Ülkesi Azerbaycan

IMG 0407 576x1024 - Alev Kuleleri, Bakü: Alevler Ülkesi Azerbaycan
Alev Kuleleri, Bakü, Azerbaycan, 9 Mart 2018

“Land of the Fire” yani “Alevler ülkesi” Azerbaycan’dayız. Azerbaycan’ın en büyük şehri ve aynı zamanda başkenti olan, Hazar’ın kıyısına kurulu Bakü’de karanlık geceyi aydınlatan bir şey var. Aslında üç şey. “Baku Flame Towers”, namıdiğer “Alev Kuleleri”.

Bakü’nün üzerine konuşlandığı tepelerden birinde, deniz seviyesinden 140 metre yükseklikte kurulmuş alev şeklinde üç ayrı gökdelen. Birisi rezidans, diğeri iş merkezi ve üçüncüsü ise otel olarak işlevlendirilmiş. Gökdelenlerin yüksekliği 190 metre. Öyle ki, Bakü Fairmont Otel’in üst katlarından görebileceğiniz Hazar ve Bakü manzarasını, Azerbaycan’da başka bir noktada bulamayacağınızı iddia ederim.

Bahsekonu otelde kalmanın tek kötü yanı var. Geceleri şehri Azerbaycan bayrağı ve Azerilerin gurur duyduğu alevlere boyayan gökdelenleri dışarıdan göremiyor oluşunuz. Azerbaycan’a boşuna “land of the fire” dememişler, ülkedeki zengin doğal gaz kaynakları yüzünden bazı noktalarda topraktan kendi kendine alevler fışkırıyor.

Ülke alevler ülkesi ama, Bakü de rüzgarlı memleket. Zaten şehrin adı da buradan geliyormuş. Bakü ismi Farsça’da “rüzgarların şehri” anlamına gelen bir kelimeden türetilmiş. Şehrin havası genellikle rüzgarlı ve serin oluyor.

Alevler ülkesi Azerbaycan’dan soğuk Moğol çöllerine gitmek isterseniz, Erdene Zuu Manastırı, Atayurtta Bir Budist Tapınağı yazımı okuyabilirsiniz.