Alev Kuleleri, Bakü: Alevler Ülkesi Azerbaycan

IMG 0407 576x1024 - Alev Kuleleri, Bakü: Alevler Ülkesi Azerbaycan
Alev Kuleleri, Bakü, Azerbaycan, 9 Mart 2018

“Land of the Fire” yani “Alevler ülkesi” Azerbaycan’dayız. Azerbaycan’ın en büyük şehri ve aynı zamanda başkenti olan, Hazar’ın kıyısına kurulu Bakü’de karanlık geceyi aydınlatan bir şey var. Aslında üç şey. “Baku Flame Towers”, namıdiğer “Alev Kuleleri”.

Bakü’nün üzerine konuşlandığı tepelerden birinde, deniz seviyesinden 140 metre yükseklikte kurulmuş alev şeklinde üç ayrı gökdelen. Birisi rezidans, diğeri iş merkezi ve üçüncüsü ise otel olarak işlevlendirilmiş. Gökdelenlerin yüksekliği 190 metre. Öyle ki, Bakü Fairmont Otel’in üst katlarından görebileceğiniz Hazar ve Bakü manzarasını, Azerbaycan’da başka bir noktada bulamayacağınızı iddia ederim.

Bahsekonu otelde kalmanın tek kötü yanı var. Geceleri şehri Azerbaycan bayrağı ve Azerilerin gurur duyduğu alevlere boyayan gökdelenleri dışarıdan göremiyor oluşunuz. Azerbaycan’a boşuna “land of the fire” dememişler, ülkedeki zengin doğal gaz kaynakları yüzünden bazı noktalarda topraktan kendi kendine alevler fışkırıyor.

Ülke alevler ülkesi ama, Bakü de rüzgarlı memleket. Zaten şehrin adı da buradan geliyormuş. Bakü ismi Farsça’da “rüzgarların şehri” anlamına gelen bir kelimeden türetilmiş. Şehrin havası genellikle rüzgarlı ve serin oluyor.

Alevler ülkesi Azerbaycan’dan soğuk Moğol çöllerine gitmek isterseniz, Erdene Zuu Manastırı, Atayurtta Bir Budist Tapınağı yazımı okuyabilirsiniz.

Luther Place Kilisesi: Kırmızı Taşlı Kilise

IMG 0403 576x1024 - Luther Place Kilisesi: Kırmızı Taşlı Kilise
Luther Place Memorial Church, Washington, ABD, 12 Mayıs 2017

Vermont Avenue üzerinde bir bina, belli ki bir kilise, etrafındakilerden farklı mimarisiyle uzaktan dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Yolun karşı tarafına geçip, kiliseye yaklaşıyoruz. Kırmızı taşlarla inşa edilmiş dış yüzeyi ve gösterişli yeşil kulesine tezat, mütevazi bir bina . Hemen girişindeki Martin Luther heykelinde de anlaşılacağı üzere, Luther Place Kilisesi’nden (Luther Place Memorial Church) bahsediyorum.

Hikayeye göre Kilise, Amerikan İç Savaşı’ndan sonra, Barışı ve özellikle de Afro-Amerikalıların haklarını temsilen yapılmış. Luther Place Kilisesi’nin, 60’lı yıllardaki ayaklanmalardan beri, kendi yardım kuruluşu üzerinden binlerce evsize yardım ettiğini öğreniyoruz.

İçine girip görme şansımız olmadı. O kadar vaktimiz yoktu maalesef. Ancak Washington’da geçirecek bir kaç gününüz ve yürüyerek gezecek zamanınız varsa, Luther Place kilisesi gözalıcı renkleri ile en azından bir fotoğrafı hak ediyor.

Amerika’nın başkentinden Asya’ya dönmeye ne dersiniz? Moğol çöllerinin ortasında başka bir tapınağa gidelim. Türklerin atayurdu Orhun Vadisi’ndeki Budist tapınağı Erdene Zuu Manastırı yazımı okumuş muydunuz?

Metropolis Binası Madrid: Gran Via’ya açılan kapı

IMG 0399 576x1024 - Metropolis Binası Madrid: Gran Via'ya açılan kapı
Metropolis Binası (Edificio de Metropolis), Madrid, İspanya, 18 Nisan 2018

Serin Madrid gecesinde Gran Via’da yürürken görebileceğiniz en enteresan bina hangisidir diye sorsam? Metropolis binası kesinlike verilecek cevaplar arasında olurdu. Benim için en dikkat çekici özelliği, kubbesindeki devasa heykel olmuştu.

Madrid’in güncel silüetinin vazgeçilmezlerinden Metropolis binası aslında, Calle de Alcala ve Gran Via’nın kesişiminde bulunan bir iş merkezi. 1907-1911 arasında inşa edilen bina, dönemi için pek de alışıldık olmayan Fransız tarzı mimarisi ile bakışları üzerinde topluyor.

Bina ilk yapıldığı zaman “La Union y el Felix” şirketine ait iken, 1972 yılında yeni sahibi “Metropolis Seguros”a devredilmiş. Dış yüzeyinde ciddi renovasyonlar yapılırken kubbesindeki heykel de değiştirilmiş.

Binanın turistler için en önemli özelliği ise hiç kuşkusuz, Madrid’in en popüler caddelerinden Gran Via’nın (namıdiğer Spanish Broadway) başlangıcında olması. Metropolis adeta, eğlenceye açılan kapıyı simgeleyen bir nevi “landmark-sınır taşı” olarak kabul ediliyor.

Metropolis’i geçip Gran Via’ye girdiğinizde, cadde üzerinde alışveriş yapabileceğiniz pek çok mekan var. Peki Avrupa’nın en eski alışveriş merkezi nerede öğrenmek ister misiniz?

Erdene Zuu Manastırı: Atayurtta Bir Budist Tapınağı

IMG 0397 576x1024 - Erdene Zuu Manastırı: Atayurtta Bir Budist Tapınağı
Erdene Zuu Manastırı, Karakurum, Moğolistan 3 Nisan 2018

Erdene Zuu Manastırı, Moğolistan’da hala ayakta kalmayı başarabilen en eski Budist tapınaklarından birisi. Manastır, Türk milleti için de manen oldukça değerli bir bölge olan Orhun Vadisi’ndeki antik Karakurum şehrinde bulunuyor. Başkent Ulanbator’dan hareketle, oldukça bozuk yollardan geçerek, karayolu ile beş saat süren bir yolculuktan sonra Karakurum’a varabilirsiniz. Yol boyunca Moğolistan’ın eşsiz çölleri ve kısa boyları ile meşhur Moğol atları size eşlik edecek.

Moğol hükümdarı Abtai Shan Khan’ın, Tibet Budizmi’ni resmi din olarak kabul etmesi ile 1595’te yapılmış Manastır. Tarih boyunca çeşitli badireler atlatmış. 1939’da Komünist lider Khorloogin Choibalsan’ın, Manastırın yıkılması ve rahiplerin öldürülmesi için baskı yapması neticesinde, ancak Manastırı çevreleyen dış duvar ve üç tapınak ayakta kalabilmiş. Stalin’in, “Komünizm’in dini özgür bıraktığı” mesajını Batı dünyasına iletmesi için ise Manastır’dan geriye kalanlara dokunulmamış.

Komünizmin Moğol ülkesini terkettiği 1990 yılından itibaren Manastır tekrar aktif bir Budist tapınağı haline gelmiş. Manastırı ziyaret etme şansınız olursa, halen orada yaşayan Budist rahiplerle tanışabilir, tapınaklarda bulunan Buda’nın çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerini temsil eden heykelleri görebilir ve binanın Müze kısmını da gezebilirsiniz. Manastırın hemen karşı tarafında Buda’nın küçük heykellerini satan Moğol köylülerine uğramayı da ihmal etmeyin.

Malumunuz Ulanbator dünyanın en soğuk başkenti olma ünvanını -45 civarı derece civarı bir sıcaklık rekoru ile elinde tutuyor. Ve bunu kesinlikle hakediyor. Neden mi? Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz Moğolistan gezimizde bile -22 dereceyi gördük, kışın nasıl olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Eksi 45 derece fikri bile içinizi soğutuyorsa, sıcak iklimiyle İran’ın tatil adası Kiş’e ne dersiniz?