Lingua Franca: Dünya’nın Ortak Dili

IMG 0761 - Lingua Franca: Dünya'nın Ortak Dili
Lingua Franca

Dünya’nın ortak dili nedir? Peki dünyada en çok konuşulan dil? Hiç düşündünüz mü? Kimi okuyucunun aklında bazı çağrışımlar oluşmaya başlamıştır sanırım. Evet dünyanın ortak dili Lingua franca. Şaşırdınız değil mi?

Lingua franca kelimesinin tarihsel ve etimolojik derinliğini incelediğimizde 17.yy’ın ilk yarısına kadar uzandığını görüyoruz. İtayanca’da “Frenk Dili” anlamına gelen bu ifade, “frenk” kelimesinden de anlayacağınız üzere, İtalyanlar’ın Osmanlılar ile etkileşiminden nasibini almış. Zamanında Avrupalılara millet ayırt etmeden “frenk” denildiği malumunuz.

Merriam-Webster‘a baktığınız zaman ise, bahsekonu ifadenin birincil anlamı olarak İtalyan, Fransız, Arap, İspanyol ve Yunan etkileşimi ile zamanında Doğu’nun Limanlarında konuşulan ortak bir dil olduğunu görüyoruz. Yani bir bakıma, özellikle ticari ve diplomatik ilişkilerle doğan ihtiyaçlardan kaynaklı bir “hibrit dil” yaratılmış. Göreceğiniz üzere “doğa boşluk kaldırmıyor”. İnsanoğlu ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için her zaman bir çeşit “uyarlama ve adaptasyon süreci” içinde olmuş, olmaya da devam ediyor.

Okumaya devam et “Lingua Franca: Dünya’nın Ortak Dili”

Roma Savaş Tanrıçası Bellona – Etimoloji Serisi: 4

Bellona kelimesini duyunca Türk insanının aklına ilk gelen şey nedir? Hah, işte onunla ilgili olmayacak bu yazı. Ülkemizde pek bilinmese de, Bellona aslında mitolojide savaş tanrıçasıdır. Bu içeriğimizde de, eski Roma savaş tanrıçası Bellona ismini irdeleyerek oradan çıkardığımız sonuçlardan başka hangi kelimeler İngilizce’ye kazınmış onları göreceğiz.

Latince’deki -bel- ve -bell- kökleri, savaşı (war) çağrıştıran, savaşla ilgili anlamlara gelmektedir. Dolayısıyla içinde geçtikleri kelimeleri de savaşın renklerine boyarlar. İşte Roma savaş tanrıçası Bellona‘nın ismi dahi buradan gelmektedir. Zaten tarih boyunca yapılan çeşitli tasvirlerinde de Bellona her zaman başında savaş miğferi, elinde silahları ile her an cenke hazır şekilde betimlenmiş.

Peki Bellona‘dan başka hangi kelimeler mi var? Mesela “Rebellion“: İsyan demektir. Egemen güce karşı silahlanmak olarak da düşünülebilir. Gördüğünüz üzere bir -bell- etkisi söz konusu

Diğer bir önemli kelime “casus belli“. Bunu ilk defa duyan herkes Türkçe bir ifade olduğunu sanıp Türkçe gibi okumak hatasına düşer. Okunuşunu “kasus beli” gibi düşünebilirsiniz. Anlamı ise uluslararası ilişkilerde kısaca bir devletin başka bir devlete savaş ilanını haklı çıkaracak bir sebep (an event justifying the war) olarak geçer.

Benzer şekilde “belligerent” kelimesi de, muharip, savaşçı, savaşan anlamlarına gelmektedir. Genellikle o esnada savaş halinde olan devletleri ifade etmek için kullanılır.

Latince –bell– kökünden inceleyeceğimiz son kelime ise “ante bellum” (savaş öncesi/savaştan önce). Tahmin edeceğiniz üzere ante, öncesi (before) anlamına gelirken, bellum‘da ise yine –bell– (savaş) kökünün etkisini görmekteyiz.

Etimoloji Serisi 4’te Roma savaş tanrıçası Bellona‘dan ve Latince –bell– kökünden kısaca bahsettik. Etimolojiye ilgi duyuyorsanız, diğer etimoloji serisi içeriklerimizi de incelemek isteebilirsiniz.

Etimoloji Serisi 3: Nehir Atı Hangi Hayvandır?

Etimoloji Serisi 2: Luna vs Sol (Ay vs Güneş)

Etimoloji Serisi 1: Ambidextrous vs Amphibious

Etimoloji Serisi 3: Nehir Atı hangi hayvandır?

Nehir atı hangi hayvandır? Etimoloji Serisi’nde bu sefer sorumuz Yunanca’da isminin anlamı “Nehir Atı” olan hayvan; cevap şıkları ise zebra ve hipopotam. Aslında hipopotam kelimesinin kökeni ile başlayıp, üç dört farklı kelime daha göreceğiz bu içerikte.

Hippospotamos (Yunanca): Hippos (Horse)+Potamos (Nehir) kelimelerinin birleşimi ile oluşuyor. “River Horse” yani “Nehir Atı” anlamına geliyor. Hipopotam, Türkçe’ye de zaten su aygırı gibi yakın bir karşılıkla girmiş. Nehir atının, hipopotam (su aygırı) olduğunu gördüğümüze göre, buradan benzer bir kaç kelime üzerine gidelim.

Yine Yunanca’dan gelen Hippodrome: Hippo(horse)+Drome(course) sözcüklerinin birleşimi ile dilimize de geçen hipodrom kelimesinin, atların yarıştığı alanı kast ettiğini tahmin etmek çok güç değil.

Peki ilk paragrafta bıraktığımız potamos kelimesini başka bir yerden hatırlamış olabilir misiniz? Doğru tahmin: Mesopotamia sözcüğü de buradan geliyor. Mesopotamia: Meso(middle)+potamos(rivers): “The land between the rivers“. Mesopotamia sözcüğü, spesifik olarak, Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan alanı tanımlamak için kullanılıyor diyebiliriz.

Son olarak, isimlerini anmışken Fırat ve Dicle nehirlerinin İngilizce karşılıklarını da belirterek içeriği bitirelim.

Fırat: Euphrates (Serbest çağrışım: Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başarıyla yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı, “Operation Euphrates Shield” ismiyle yabancı basında kendine yer bulmuştu).

Dicle: Tigris

Etimoloji Serisi 3’ten bu kadar. Etimoloji Serisi içeriklerini beğendiyseniz, Etimoloji Serisi 1 Ambidextrous vs Amphibious ve Etimoloji Serisi 2 Luna vs Sol yazılarını da okumak isteyebilirsiniz.

Etimoloji Serisi 2: Luna vs Sol (Ay vs Güneş)

Etimoloji serisinin ikinci içeriğinde Latince kökenli iki kelimeyi (Luna vs Sol) karşılaştırıyor ve bunlardan türetilen enteresan bazı kelimeleri inceliyoruz.

Luna ile başlayalım. LUNA (Latince): Moon (Ay). Tabi ki gök cismi olan Ay’dan bahsediyorum. Luna kökünden türetilen bazı kelimeleri de aşağıda bulabilirsiniz.

Lunar: Ay ile ilgili

Lunatic: Moon struck (Ay çarpmış derler ya). Akıl hastası, deli, meczup anlamlarına geliyor.

Lunatic Asylum: Akıl Hastanesi, tımarhane. Unutmadan belirtelim, Asylum kelimesi kendi başına da akıl hastanesi anlamına gelse dahi, öncelikli anlamı, sığınma ve barınacak yer olarak bilinmelidir.

Luna aynı zamanda Roma mitolojisinde Ay Tanrıçasıdır. Belki de bu nedenledir ki, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler, Uzay programlarına “Luna” adını verirken, Amerika Birleşik Devletleri ise kendi uzay programlarını yine başka bir mitolojik karakterden esinlerek “Apollo” şeklinde isimlendirmiştir.

SOL ise yine Latincede Güneş anlamına gelmektedir. Sol aynı zamanda, günümüzde de İspanyolca gibi,Latince’den büyük oranda etkilenen dillerde de Güneş anlamına gelmektedir. Madrid’in merkezi ve şehirdeki tüm yolların başlanıcı olarak kabul edilen “Puerta del Sol” (Güneş Kapısı) burada aklınıza gelebilir.

Sol” kökünden türetilebilecek en kullanışlı kelime, tahmin edilebileceği üzere “Solar“, yani Güneş ile ilgili (şemsi) olacaktır.

Etimoloji Serisi’nin ikinci karşılaştırması “Luna vs Sol” bu kadardı. Etimoloji serisi 1 “Ambidextrous vs Amphibious” karşılaştırmamızı okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Etimoloji Serisi 1: Ambidextrous vs Amphibious

Kelime Delisi içeriğinin önemli bir kısmını oluşturacak bir seri de etimoloji (kökenbilim) örnekleri olacak. Etimoloji sözü gözünüzü korkutmasın hemen. Özellikle Latince ve Antik Yunanca’dan İngilizce’ye geçmiş kelimeleri ve ekleri/kökleri öğrenerek, anlamını hiç bilmediğiniz kelimeler hakkında bile kolaylıkla doğru çıkarımlar yapabileceksiniz. Kim bilir, belki bir bilgi yarışmasında burada öğrendiğiniz bir kelime sorulur ve büyük ödülü kazanırsınız. İlk örneğimiz ambidextrous vs amphibious olsun. Köken derinliklerini sırayla inceleyelim.

Ambidextrous (Latince): Ambi (both)+dexter(favorable): Both (hands) favorable: İngilizce’de bu kelime, her iki elini de aynı ustalıkla kullanabilen kişiler için kullanılmaktadır. Özellikle cerrah, piyanist gibi meslek gruplarında sıkça aranan bir özellik olduğunu söylersek yanlış olmaz. Bilineceği üzere Dünya üzerindeki insanları büyük çoğunuğu sağlaklardan oluşur, solaklar ise azınlıktadır. İşte her iki elini birden kullanabilenlerin oranının ise %1 kadar olduğu düşünülmektedir.

Amphibious (Antik Yunanca): Amphi(both)+bios(lives): Having a double life.
Bu kelime özellikle canlılar için (hem karada hem suda yaşayan bitkiler ve hayvanlar) biyoloji ekseninde kullanılsa da, günümüz askeri teknolojisinde hem karada hem de denizde hareket imkanı sağlayan araçlar için de sıklıkla kullanıldığı görülmektedir.

Ambidextrous vs Amphibious konulu inceleme bu kadar. Etimoloji serisinin 2. içeriği Luna ve Sol karşılaştırması ile bunlardan türeyen kelimelere ise buradan ulaşabilirsiniz.